DİKKAT! Çocuğunuzun ÜSTÜNÜ çiziyorsunuz!

Çocuklar, bize Yaratıcımızın muhteşem bir armağanı olarak sunuluyor. Bembeyaz bir sayfa, tertemiz bir fıtrat olarak veriliyor kucağımıza. Ana rahmine düşen bebeğin nasıl besleneceği, nasıl hareket edeceği, nelere bağlı olarak büyüyeceği, nelerden etkileneceği, neleri hissedeceği; iletişim ve etkileşimi yine muhteşem bir biçimde Yaratıcımız tarafından programlanıyor ve bu bize bildiriliyor. Aslında her Devamını Oku…

Kahve Yemen’den Gelir…

Kahve tiryakisi bir Urfalı, kahvesini içmek üzere kahvehaneye gitmiş. O zamanlar 1 kahve “5 para”ya imiş; bu yüzden her gün kahveye gidip keyifle beş paralık kahvesini içmeyi alışkanlık edinmiş olan adamın da cebinde yalnızca beş para varmış. Söylediği okkalı kahvesini keyifle içtikten sonra adam, kahveciye parayı uzatmış. Kahveci, tiryakiyle hiç Devamını Oku…

Bıldırki Hurmalar!

Bugün karşılaştığımız bütün davranışların, işittiğimiz sözlerin, yaptığımızda yadırgandığımız, rastladığımızda yadırgadığımız hal ve hareketlerin, bazen bir anlam veremediğimiz bütün tutumların bir arka planı, bir geçmişi var. Ortaya koyduğumuz tavırlar, ısrar ettiğimiz alışkanlıklar, olumlu veya olumsuz olarak sergilediğimiz bütün düşünce ve eylemler; çocukluğumuzdan itibaren hatta ana rahmine düştüğümüz ilk andan itibaren hissettiğimiz, Devamını Oku…

Örneklerle Magandalıklarımız

“Siz de maganda mısınız?” başlıklı bir önceki yazımızda da belirttiğimiz gibi; sözlüklerde magandalık genel olarak “kabalık ve görgüsüzlük” olarak tanımlanıyor. Toplumun çoğunluğu tarafından geçerli kabul edilen değerlere aykırı bulunan ve yadırganan davranışlar bunlar. Gördüğünüzde yadırgadığınız veya yaptığınızda yadırgandığınız; geçici olarak sizi memnun ediyormuş gibi görünse bile aslında pek çok insanı Devamını Oku…

Siz de Maganda mısınız?

Yıllar önce yayımlanan Fırt ve Gırgır adlımizah dergilerinde özellikle Oğuz ARAL’ın kullandığı daha sonra hepimizin diline yerleşen bir kavram; maganda… Oğuz Aral tiplemelerindeki maganda; yakası bağrı açık, balta girmemiş ormanlar gibi kılları ortada olan, boynuna at nalı büyüklüğünde kolyeler takan, sahillerde ve piknik alanlarında pijama ve askılı atletle dolaşan görgüsüz, Devamını Oku…

Siz de Atlarla Konuşmak İster misiniz?

Şair Nabi bir Hac ziyaretine giderken yolda bir naat yazmıştır. Bu naatın, Nabi Medine’ye girerken bütün minarelerden okunduğuna şahit olunmuştur.* Sakın terk-i edebden kûy-ı mahbûb-ı Hudâ’dır buNazargâh-ı İlâhî’dir Makâm-ı Mustafâ’dır bu (Edebi terk etmekten sakın! Zira burası Allah’ın Habibinin (Peygamberinin) beldesidir. Burası, Hak Teala’nın nazar kıldığı bir yerdir; Muhammed Mustafa’nın Devamını Oku…

Kontrol Panelinizi Kontrol Ediyor musunuz?

Otomobil, gemi, uçak, telefon, bilgisayar gibi cihaz ve araçların “kullanıcılarıyla” iletişim kurduğu kontrol panelleri var biliyorsunuz. Kontrol (gösterge) panellerindeki uyarı sembol ve sinyalleri kontrol etmeden yola çıkarsanız yolda kalabilir, kaza yapabilir, çeşitli sıkıntılarla karşılaşabilirsiniz. Bu araç ve cihazları tasarlayan, yapan, bizim hizmetimize sunan insan aklı; güvenliğimiz, konforumuz, rahatlığımız açısından kullandığımız Devamını Oku…

Günde 1 Saat Telefonlarınıza Küsün!

Belimizin, zihnimizin ve ruhumuzun fıtıklarından kurtulabilmek için fazlalıklarımızı ve ağır yüklerimizi atmamız, hafiflememiz ve arınmamız gerektiğini biliyoruz değil mi? Kendimize, yetişme tarzımıza, kültürümüze, toplumsal ve çevresel faktörlerin etkilerine göre herhangi bir gereklilikle sırtladığımız yükleri daha fazla taşımamalıyız. Çünkü bu yüklerin sebep olduğu çeşitli maddi ve manevi hastalıklarla artık baş edemez Devamını Oku…

Fıtıklarınızdan Nasıl Kurtulabilirsiniz?

İnsanın taşıması gerektiğinden fazlasını taşıması; hem de lüzumsuz şekilde, taşınma süresini de aşarak taşıması farklı merkezlerde ve çeşitli tiplerde fıtıklara yol açıyor. Hepimiz fıtık denilince sadece “bel fıtığını” biliyoruz ama İNSAN olarak hepimizin zihin ve ruh fıtıkları da var maalesef. Bel fıtığımızın farkında olabiliyoruz ama nedense daha çok farkında olmamız Devamını Oku…

Fıtıklarınızdan Kurtulun!

Bir Zen Keşişi ve Budist bir rahip yağmurlu bir havada yolculuğa çıkmışlar. Bir nehrin kenarına gelmişler. Yerler çamur, karşıya geçmek oldukça zormuş. Genç ve güzel bir kızın da ırmağın kenarında karşıya geçmek için çabaladığını görmüşler.