Öğrencilerimizin (çocuklarımızın, gençlerimizin) kendilerini; anneleri, babaları, amcaları, dayıları, halaları, teyzeleri, abileri, ablaları, kardeşleri, arkadaşları, öğretmenleri olarak dinleyen pek çok kimlikli yakını var. “Ne kadar da iyi!” diyeceksiniz değil mi? İyi belki de ama eksik, hem de çok eksik. Çünkü bütün bu “dinleyenler” arasında öğrenciyi (çocuklarımızı) sırf kendisi olarak; sürekli nasihat etmeden, tavsiyelerle boğmadan, baskılamadan, objektif, yargısız, çıkarsız, sezgileri ile dinleyen birisi; samimi, güvenilir bir yol arkadaşı yok. Oysa bütün öğrencilerin böyle birine (Öğrenci Koçu’na) çok ihtiyacı var.

Herkes üstündeki gömlek veya başındaki şapkanın etkisi veya sorumluluğu ile dinliyor çocuğunu ya da öğrencisini. Dinlediğini veya anladığını sanıyor. Çocuğunu Anne şapkası – kimliği ile dinleyen ebeveyn sık sık “Senin için saçımı süpürge ettim!” diye çıkışıyor. Çevresindekilerden takdir göreceği bir okulda okumasının şart olduğunu hatırlatarak mutlaka sınavları kazanması ve başarılı olması gerektiğini adeta her fırsatta başına vuruyor. Aslında pek çok ebeveynin önceliği çocuğunun (öğrencinin) mutluluğu değil, kendisinin tatmini ve mutluluğu. Ama bunu itiraf etmekten korkuyoruz doğal olarak. 

Öğrenci (çocuk, genç), kendisi ile böyle bir bağı olan annesi ve çoğu zaman ne yapacağını bilemeyen “zavallı” babası arasında ezilirken üstüne bir de tek tip eğitim sisteminin ağır yükleri biniyor. İşte tam burada korku duvarları, kaygı – endişe bariyerleri giderek korkunç bir hal alıyor. Belki de zihin haritasına, temsil sistemlerine, kişilik rengine, duygu durumuna uygun olmayan bir tercihle yüz yüze olan öğrenci, başarmak ve kazanmak için sadece ve sadece daha çok soruyu doğru çözmeye mecbur ve mahkûm bırakılıyor. Ergenlik dönemi, sosyal medya, internet, çevre, arkadaşlar, Z kuşağının eğilim ve çevresel faktörlerini de eklerseniz durumun korkunçluğunu daha iyi anlayabilirsiniz.

İşte Eğitim ve Öğrenci Koçu olarak biz tam da burada devreye girmek, öğrencimize derin bir nefes aldırmak ve akıştaki çeşitli olumsuzlukları ortadan kaldırmasına destek olmak istiyoruz. “Öğrenmeyi öğrenmesine” katkı sunmayı amaçlıyoruz.

Öğrenciyi bütün kimliklerden ve yakınlıklardan arınmış bir biçimde; asla yargılamadan, sorgulamadan, anlayarak dinliyoruz. Güvenebileceği, rahatlıkla her şeyini konuşabileceği bir yol arkadaşı, yoldaş ve sırdaş olduğumuzu öğrenciye hissettiriyoruz. Kendi içsel kaynaklarını oluşturması ve kullanmasına destek olarak başarısını en üst düzeye taşımasına yardımcı oluyoruz. Ebeveynlerle de işbirliği ve istişare içerisinde süreci sağlıklı bir biçimde yürüterek öğrencinin kendi potansiyelini kendisine hatırlatıp onu harekete geçiriyoruz. 

Öğrencinin hedeflerini, gerçeklerini, seçeneklerini ve başarma iradesini yeniden ele alarak kazanma yolunda kendisine yoldaşlık, arkadaşlık, duygudaşlık yapıyoruz. Bunu karşılıklı sevgi, saygı, empati ve güven çerçevesinde kurduğumuz iletişim sayesinde, birlikte başarıyoruz.