Mutluluk hepimiz için en çok arzulanan, aranan, ulaşılmaya çalışılan bir duygu durumu. Temelinde ise bana göre huzur kavramı bulunuyor. Ya da temelinde huzur varsa o gerçek bir mutluluk olma vasfını kazanıyor. Madem öyledir, o zaman öncelikle huzurla ilgili birkaç kelam edelim izninizle.

Huzurlu olabilmek belki de bizi en çok ilgilendiren, ulaşıp kana kana içmek istediğimiz ve mutlu olmamız için olmazsa olmaz bir duygu bütünlüğü. Çok farklı tanımlamaları yapılabilir aslında huzurun… Fakat benim için HUZUR; beden – zihin – ruh üçlüsünün tamamen DENGE ve AHENK içerisinde olabilmesidir. İnsanların bulamadıklarını, ulaşamadıklarını söyledikleri, yana yakıla aradıkları, kavuşabilmek için pek çok çareye başvurdukları huzurlu olma durumu aslında beden, zihin ve ruhumuzun dengesizliklerinde, dolayısıyla da ahenksizliğinde saklıdır.

Saklı olanı gün yüzüne çıkarıp huzuru bulabilmek ve huzurlu olabilmek, böylece mutluluk binasına sağlam bir temel atabilmek için size sayısız madde, kural, uygulama, yöntem söylenebilir. Bu konuda çok farklı adımlar atılması önerilebilir. Biz bunların da çoğunu kapsayacak şekilde sizlerle MUTLULUK ve HUZUR İÇİN 6 PRENSİP paylaşacağız:

1. Kendinizi Bilin – Kendinizi Fark edin – Kendinizle Yüzleşin…

Ya da siz acaba kimsiniz? Siz acaba bildiğiniz siz misiniz? Necisiniz? Nereden geliyorsunuz? Şu anda neredesiniz? Nereye gidiyorsunuz? Amacınız nereye gitmek? Son durağınız neresi olacak? İNSAN olarak yaratılmış olmanızın sebebi ne olabilir? Kendinize karşı sorumluluklarınız neler? Bu sorumluluklardan hangilerini yerine getirdiniz?

Huzurlu olmak istiyorsanız bu ve benzeri pek çok soruya en dürüst şekilde; samimi ve objektif cevaplar vermelisiniz. Bunun için kendinizi fark etmek ve en kısa zamanda kendinizle yüzleşmek durumundasınız. Çünkü ancak kendinizi bilirseniz huzura adım atmış olursunuz. Endişe etmeyin, bütün bu soruların cevabı sizin içinizde… Unutmayın, asla DEĞERSİZ değilsiniz çünkü DEĞER, SİZSİNİZ… Mutluluk ve huzuru bulabilmek sizin elinizde!

2. Ömrünüz Yaşadığınız Andır!

İnsanın bir sonraki nefesi için garantisi yoktur. Yani ömrümüz aslında sadece yaşadığımız andır. Geçmiş geçmişte kalmıştır, gelecek elbette gelecektir; bizim için en önemlisi içinde bulunduğumuz AN’dır. Önemli olan bunu unutmamak, AN’ı yakalamak, AN’da kalmak ve bu AN’ın kıymetini bilerek yaşamaktır. Hem de bu AN’ı bir ömre sığdırabileceğimiz kadar güzelliklerle yaşamak… Bırakın hesabı kitabı, dünya gailesi ile koşuşturmaları… Bi durun! Düşünün! Ömrümüz yaşadığımız an ise nedir bu endişeler, kaygılar, korkular?

Genç – yaşlı, kadın – erkek, yakın – uzak pek çok cenaze her gün yanı başımızdan geçiyor. Ama biz hala hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamaya, ölümü unutarak öldürebileceğimizi sanmaya devam ediyoruz. Ömrümüzü yaşadığımız an bilir, buna inanır ve kendimize “Bi dur!” diyebilirsek inanın huzur ve buna bağlı olarak mutluluk için önemli bir adım atmış oluruz.

3. Ertelemeyin Artık!

Madem ömrümüz yaşadığımız andır; o zaman iyilikleri, güzellikleri, umudu, sevgiyi, emeği, kıymet bilmeyi, harekete geçmeyi, üretmeyi, çoğaltmayı, mutluluğu neden sürekli erteliyoruz? Neden “Sonra yaparım!” diyoruz sürekli olarak? Ya sonra yoksa? Şimdi’yi ŞİMDİ yaşamak ve hakkını vermek dururken neden hep ertelemek?

Sevgili Şair ve Gönül İnsanı Dostum, Abim Dursun Ali AKINET diyor ya hani:

Azrail’in gelir kendi
Ne ağa der ne efendi
Sayılı günler tükendi
Yolun sonu görünüyor…

Sayılı günler tükenecek elbette. “Ömür bir nefes derinden” akıp gidecek, bilmiyor musunuz? Biliyorsanız bu ERTELEMELER neden o vakit?

Kendinizle ilgili farkındalığınızı fark etmek için her şeyi erteliyorsunuz. Her şeye fırsat bulup da KENDİNİZE fırsat bulamıyorsunuz. Huzurlu olmak istiyorsanız kendinizi ertelemeyin. Kendinizi bilmeyi ertelemeyin. Kendinizle yüzleşmeyi ertelemeyin. Kendi bedeniniz, zihniniz ve ruhunuzun dengesini bulmayı ve ahengi ertelemeyin. Benliğiniz, aileniz, çevreniz, toplumunuz, ülkeniz için başarabileceğiniz iyilikleri, güzellikleri, umudu, sevgiyi, adil olmayı; erdem, değer ve inançlarımız istikametinde harekete geçmeyi, sağlık ve huzurla hedefe ulaşmayı lütfen ertelemeyin artık!

4. Fazlalıklarınızdan Kurtulun!

Beden, zihin ve ruh bütünlüğünüzün dengesini neden sağlayamıyor ve huzur için asıl ihtiyacımız olan ahengi neden bulamıyoruz biliyor musunuz? Ben söyleyeyim size; hepimizin beden, zihin ve ruhunda kurtulmamız gereken çok fazlalık var. Bunlar bize ağırlık veriyor, bizi ertelemelerle, etiketlemelerle karşı karşıya bırakıyor. Adeta bu fazlalıkların, yüklerin esiri olmuşuz. Bu yüklerden kurtulmadıkça huzuru bulmamız zor, inanın çok zor…

Hani bazen fazla kilolarımızdan kurtulmak için çeşitli diyetler uyguluyor, egzersizler yapıyor ve oldukça çaba harcıyoruz ya… İşte aynen bunun gibi zihnimiz ve ruhumuzdaki fazlalıklardan kurtulmak için yapmamız gerekenleri de hassasiyetle ve istikrarlı bir biçimde yerine getirmemiz şart. Bedeninizdeki, ruhunuzdaki, zihninizdeki fazlalıkları atın. Böylece sevgiye, muhabbete, iyiliğe yer açın.

5. Erken Uyuyun – Erken Uyanın!

Sağlıklı uyku uyumak sağlıklı bir zihin ve beden için olmazsa olmaz gerekliliklerdendir. Vücudun salgıladığı bazı hormonlardan gerçekten istifade etmek istiyorsanız erken uyuyun. Saat 23.00 gibi uyumuş olursanız saat 02’ye kadarki uykunuz en sağlıklı uyku olacak ve metabolizmanız bunun çok faydasını görecektir.

Mümkünse odanıza güneş doğmadan uyanmayı alışkanlık edinin. Erken uyanarak gününüzü bereketlendirin. Uyandığınız sabaha sizi sağlıklı olarak ulaştıran Yaratıcı’ya şükrederek güne başlayın. Şükretmek huzurunuzu, huzurunuz da mutluluğunuzu artıracaktır…

6. Tefekkür Edin – Dua Edin – Meditasyon Yapın…

Zihniniz ve ruhunuzun fazlalıklarından kurtulabilmek için yapabileceğiniz en önemli egzersiz TEFEKKÜR etmek ve DUA’yı ihmal etmemektir. Aslında ilk 2 maddeyi hakkıyla yerine getirmenin şartı da zaten tefekkür etmekten geçer. O sorulara cevap vermek için sağlıklı bir biçimde DÜŞÜNMEKTİR asıl tefekkür. Yani önce kim olduğumuzu fark edebilmek için FİKRETMEK; sonra İnsan olarak yaratıldığımız ve pek çok zenginlikle donatıldığımız için ŞÜKRETMEK; son aşamada da DUA ederek ZİKRETMEK…

Günde iki kere (mümkünse sabah ve akşam/gece) onar dakika sessiz ve sakin bir ortamda, kendinizle baş başa kalarak gözlerinizi kapatıp düşünmek… İçinize doğru yürümek… Kendinizi hissetmek… Zihninizi ve ruhunuzu arındırmak… Asıl meditasyon bu. Duygularınızla, ruhunuzla nasıl konuşabiliyorsanız; kendinizle nasıl baş başa kalabiliyorsanız o şekilde meditasyon yapmaya başlayın. Hissederek, içinizden gelerek dua edin ve tefekkür edin. Huzura doğru yürüdüğünüzü hissedeceksiniz.

Mutlu ve huzurlu olabilmek, daha doğrusu mutluluğu ve huzuru bulabilmek için öncelikle beden, zihin ve ruhumuzla ilgili dengeyi sağlamalı ve muhtaç olduğumuz ahengi yakalamalı; zihnimizin dağınıklığını, ruhumuzun karışıklığını bitirip bedenimizi sağlığına kavuşturmalıyız. Bunları yapabilmek için bu 6 prensibi tekrar tekrar okuyabilir, değerlendirebilir, uygulayabilir ve kendimiz için yeni bir farkındalık çalışması yapabiliriz.

Bu 6 prensibi okumuş ve ilgili içeriklerimizi izlemiş olmanın farkındalığı ile artık kendinizi ve hayatınızdaki hiçbir şeyi ertelemeyin. Çünkü DAHA MUTLU ve HUZURLU OLMAK İÇİN YOLA ÇIKMALISINIZ. Buna hazırsınız, değil mi?

O zaman buyurun; hoş geldiniz daha mutlu ve huzurlu olmaya…

Konuyla ilgili videomuz:

Etiketler: Blog

Osman GÜZELGÖZ

Uluslararası (ICF) Onaylı; Yaşam Koçluğu, Eğitim ve Öğrenci Koçluğu, Aile ve İlişki Koçluğu, Yönetici Koçluğu sertifika programlarını tamamladı. Halen bu alanlarda Profesyonel Koçluk yapmaya; konferans, seminer ve eğitim vermeye devam ediyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.