Fikir ve duygu dünyamızdaki her şey zihnimizle başlar ve zihnimizde oluşturduğumuz fikirler, şemalar, yargılamalar bilinçaltımıza gönderilir. Hareketlerimizi, hedeflerimizi, beklentilerimizi, yaşantımızı, umutlarımızı, sevgimizi, sıkıntılarımızı bilinçaltımıza giden bu komutlar yönetir.

Bilincimizde geliştirdiğimiz ve bilinçaltımıza komut olarak gönderdiğimiz bu düşünceler sonradan duygular yoluyla aksiyona ve reaksiyona sebep olup hayatımızı yöneten alışkanlıklara, takıntılara ve hatta hastalıklara dönüşür. Bu hastalık ve takıntı derecesine dönüşen alışkanlıkların başında da genelleme ve etiketleme yapmak geliyor.

Bu genelleme ve etiketlemeleri ırklar, ülkeler, milletler, kadınlar, erkekler, memleket ve mesleklerle ilgili çoğunlukla olumsuz ifadelerle yapıyoruz. “Şu memleketten adam çıkmaz!”, “Bütün erkekler böyledir…”, “Bütün kadınlar böyledir…”, “Şu meslektekilerin hepsi şöyledir.” şeklinde başlayan oldukça seviyesiz, ölçüsüz, yakışıksız, yanlış ve telafisi de zor olan yakıştırmalarımız, genellemelerimiz, etiketlemelerimiz var.

Üstelik ulu orta her yerde ve herkesin yanında, önünde de yapıyoruz bu genelleme ve etiketlemeleri; çevremizdeki insanların nereli, hangi mesleğe mensup, hangi hassasiyetlere sahip olduğunu düşünmeden…

Bunu sadece başkalarına yönelik de değil; kendimiz ve çocuklarımızla ilgili -hem de sıklıkla- yaptığımızı söyleyebiliriz. Mesela “Benden adam olmaz!” gibi veya “Bu çocuktan kesinlikle adam olmaz!” gibi… “Ben bunu asla yapamam, başaramam!”  ya da Sen bunu başarırsan ben de eşek gibi anırırım!” şeklinde abartılı genelleme ve etiketlemelerle insan önüne çıkanlar bile var, biliyorsunuz.

Günlük hayatta o kadar çok örnek var ki bununla ilgili, sizin de yaptığınız veya şahit olduğunuz… Hiç kimse bu konuda kendini masum sanmasın, görmesin ve göstermesin sakın! Hepimiz farklı biçim ve zamanlarda, farklı seviye ve dozlarda yapıyoruz bunu. Çünkü bu bir hastalık… Hem de kendimizi her zaman sakınmamız gereken çok kötü, bulaşıcı bir hastalık!

Hadi gelin şimdi bu yazıya bir ara verelim ve herkes kendi “Genelleme – Etiketleme Listesi”ni yapmaya başlasın.

En çok hangi konularda genelleme yapıyoruz?

En çok kimleri, hangi hususları ya da gelişmeleri, nasıl etiketliyoruz?

Bunları ne zaman ve neden yapıyoruz?

Bunları bir düşünelim birlikte.

Bunları düşünürken unutmayalım ki her durum, her varlık, her ilişki, her diyalog, her insan özgün ve özeldir. Siz de öylesiniz. Bir insanın on özelliğinden dokuzu iyi, biri kötü ise bu kişiyi o  tek kötü özelliğine göre etiketleyip günah keçisi ilan etmek kendimizi ve çevremizi olumsuzlukların cenderesine hapsetmekten başka bir işe yaramaz.

Oysa hemen ve bugünden tezi yok, hem kendimizle hem de çevremizle ilgili; insanlar, memleketler, meslekler, kadınlar, erkekler, çocuklarla ilgili genellemelerimizden ve buna bağlı olarak yaptığımız etiketlemelerimizden kurtulmamız gerekiyor. Gerçek benliğimizi ancak böyle tanıyabilir ve nerede olduğumuzu, nereye gitmemiz gerektiğini ancak böyle fark edebiliriz…

Bunu fark ettiğimiz anda da “Genelleme ve Etiketleme Listemize” dönüp bakalım. Neleri, kimleri, nasıl genelleyip etiketlediğimizi görerek, düşünerek harekete geçelim ve bunları azaltmaya çalışalım.

Konuyla ilgili videomuz:

Etiketler: Blog

Osman GÜZELGÖZ

Uluslararası (ICF) Onaylı; Yaşam Koçluğu, Eğitim ve Öğrenci Koçluğu, Aile ve İlişki Koçluğu, Yönetici Koçluğu sertifika programlarını tamamladı. Halen bu alanlarda Profesyonel Koçluk yapmaya; konferans, seminer ve eğitim vermeye devam ediyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.