Bütün kişisel gelişim kitap, konuşma, eğitim, seminer veya aktivitelerinin merkezinde “Farkındalık” konusu vardır ya da olmalıdır. Zaten farkında değilseniz “kişi” olmanız da olduğunuzu sandığınız kişiliği geliştirebilmeniz de mümkün değildir. Ancak farkındaysanız ne olduğunu anlayabilir, ne yapacağınıza karar verebilir; durumunuzu değerlendirerek yolunuzu bulmaya çalışabilir ve hedefinize doğru harekete geçebilirsiniz.

Madem gerçek bu, o zaman insanlar FARKINDALIK konusunda ne yapabilir? Ne yapmalıdır? Ne yaparsa kendini daha huzurlu ve mutlu hissedebilir? Tatmin düzeyini nasıl artırabilir? Bütün bu ve benzeri sorulara verilecek cevap tektir:

FARKINDALIĞINIZI FARK ETMEK!

Hepimizin yanıldığı nokta yani “zurnanın zırt dediği yer” işte burasıdır. Biz sadece farkında olduğumuzu sanıyoruz. Oysa pek çok şeyin farkında değiliz. Yahut farkındalık düzeyimiz yeterli değil. Şöyle daha da açık ve net ifade edeyim: Eğer herhangi bir konuda var olduğunu zan ve iddia ettiğimiz farkındalık o konuda bizi olumlu anlamda harekete geçirmiyorsa bunun adına FARKINDALIK diyemeyiz. Gerçek farkındalık bizi harekete geçiren, bilinçli farkındalığa götüren; değişim ve dönüşüm anlamında kalıplarımızı olumsuzdan olumluya çeviren farkındalıktır. Gerisi koskocaman bir yanılsamadan ibarettir.

Şimdi peş peşe soruyorum:

Biz gerçekten KİM olduğumuzun farkında mıyız?

Biz gerçekten ne olup bittiğinin farkında mıyız?

Biz gerçekten hayatın farkında mıyız?

Biz gerçekten akıp giden zamanın farkında mıyız?

Biz gerçekten ne istediğimizin farkında mıyız?

Biz gerçekten potansiyelimizin farkında mıyız?

Biz gerçekten özgüvenin, sağlığın, ailenin, insanlığın; sevincin, iyiliğin, barışın, huzurun ve mutluluğun farkında mıyız?

Hırsızlığın çok kötü bir davranış olduğunun farkında olduğunu zannedenlerin fırsat bulduklarında hırsızlık yaptığının farkında mıyız?

Cana kıymanın cinnet ve cinayet olduğunun herkes farkında değil mi? O zaman bunun farkında olduğunu sananların cinayet işleyebildiklerinin farkında mıyız?

Daha iyisini ve doğrusunu çok iyi bildiğimizi söylüyoruz. Peki, “Merak etmeyin ben her şeyin farkındayım…” diyenlerin iyilik ve doğruluk adına hiçbir şey yapmadıklarının farkında mıyız?

Kendimize, davranışlarımıza, alışkanlıklarımıza; bilinçaltımızdaki olumsuz kalıplarımıza şöyle bir bakalım yeniden ve sormaya devam edelim:

Ne kadar çok “genelleme” yaptığımızın farkında mıyız?

İnsanlar, meslekler, toplumlar, cinsiyetler, ırklar, dinler, diller ve daha nice sayısız konuda sık sık olumsuz “etiketlemeler” yaptığımızın farkında mıyız?

“Erteleme” hastalığımızın bizi ve hayatımızı olumsuz etkilemesine bizzat kendimiz izin veriyoruz değil mi? Erteleyen biziz yani. Peki bunun farkında mıyız?

Bütün olumsuzlukların sürekli olarak bizi yönetmesine izin verdiğimizin farkında mıyız?

Bazı alışkanlıklarımızı değiştirdiğimizde kendi varlığımızdan başlayarak çevremizde oldukça önemli değişiklikler meydana getirebileceğimizin farkında mıyız?

Kafanız karıştı değil mi? Farkında olduğunuzu sandığınız ama kılınızı bile kıpırdatmadığınız ne kadar çok şey var hayatınızda, değil mi? Sahi siz yaşamınızla ilgili neyi değiştirmek istediğinizin farkında mısınız? Kafanız daha da karışsın istiyorum aslında!

Farkında olmanız gereken ve gerçekten farkında olup “değiştirmek” için mutlaka adım atacağınız gerçeklerin farkında olamadan ölüp gitmenin ayıp ve yazık olacağının farkında mıyız? Yazık değil mi size, bize, hepimize! Düşünebiliyor musunuz; bize en güzel armağan olarak sunulmuş olan hayatın farkında olmadan göçüp gitmek… Hayatın hakkını veremeden hayatımızı harcamış olmak… Kendimizi adeta kendi elimizle heba etmek…

Bütün bunları yeniden düşünmemiz gerekiyor. Neyin tam olarak farkında olup olmadığımızı yeniden kendimizle konuşmamız gerekiyor. Bizi bilinçli farkındalığa götürmeyen farkındalıklarımızın aslında birer yanılsama yani bir tür kendimizi aldatma olduğunu artık FARK ETMEMİZ gerekiyor.

Bunu başarabilmek kendimize karşı açık, net ve dürüst olmak adına atacağımız olumlu adımlarla mümkün olabilir. Sonra hayatımızı etkileyen bütün konularla ilgili FARKINDALIKLARIMIZI birer birer ele alıp kendimizle konuşmamız şart. Gerçek farkındalıklarımız bizi mutlaka bilinçli farkındalıklara yani eyleme, harekete geçmeye götürür…

Umarım bunun farkındasınızdır…

Konuyla ilgili videomuz:

Etiketler: Blog

Osman GÜZELGÖZ

Uluslararası (ICF) Onaylı; Yaşam Koçluğu, Eğitim ve Öğrenci Koçluğu, Aile ve İlişki Koçluğu, Yönetici Koçluğu sertifika programlarını tamamladı. Halen bu alanlarda Profesyonel Koçluk yapmaya; konferans, seminer ve eğitim vermeye devam ediyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.