Hepimiz, ne yapıp edip kafamıza takacak bir şeyler buluyoruz. Sonra kafamıza taktıklarımızı da kafamıza takıyor ve kendimizi bunaltıncaya kadar buna devam ediyoruz. Zamanımızı ve enerjimizi bu kafaya takmalarımıza harcıyor, sonra da bizi kuşatan olumsuzlukların cenderesinde kıvranıp duruyoruz.

Neleri mi takıyoruz kafamıza?

Geçmişte olup biteni de şimdi olabilme ihtimali olanı da ileride bizim hükmümüz dışında olabilecekleri de takıyoruz kafamıza çünkü.

Yağmuru, karı, rüzgârı, fırtınayı mesela…

Seli, depremi, afetleri; salgını, hastalıkları…

Daha üst model bir arabayı, daha geniş bir evi, bir yazlığımızın olmasını, her türlü cihazın en üst modelini…

Her şeyi istiyor, çok şey bekliyor ve bütün bunların olmasına gücümüzün yetmemesini takıyoruz kafamıza.

Hakemin vermediği penaltıyı, hekimin yazmadığı reçeteyi, hakimin “gereği düşünüldü” kararını ama daha çok hayatımızı olumsuz etkileyen bütün “kararsızlıkları” kafamıza takıyoruz. Kalecinin yediği golü, ödeyemeyeceğimizi bile bile yüklendiğimiz taksiti, eski tadı kalmayan gevrek simidi de takıyoruz işte bir şekilde kafamıza.

Abarttıkça abartıyoruz ve kafaya takmanın dozunu da kabarttıkça kabartıyoruz yani anlayacağınız. Bu arada istediğimiz gibi kabarmayan keki de karşılıksız çıkan çeki de takıyoruz kafamıza tabii.

Sahi siz neleri taktınız bugüne kadar kafanıza ve hala neleri takmaya devam ediyorsunuz?

Gelin hep birlikte 2 Sütun Tekniği ile bu sorunun cevabını bulalım ve kendimizle ilgili sonucu görelim.

Bir beyaz kağıt alıp ortadan iki sütuna bölecek şekilde çizelim. Sol tarafa en çok kafaya taktığımız 20 maddeyi yazalım. Sonra bunların içerisinde kafaya taktığımızda bizi en çok huzursuz ve mutsuz eden, tatminsiz olmamıza yol açan 5 tanesini sağ tarafa geçirelim. Bu tabloyu her gün görebileceğimiz bir yere asalım. Masamızın üstüne koyalım. Telefonumuza not edelim. Ara sıra bakalım. Bunları görmek bizi biraz rahatsız etsin.

Zamanımızı, enerjimizi olumsuz anlamda tüketen kafaya takmaları azaltmak için bu ilk adım olabilir. Sonraki adım ise sağ tarafa yazdığımız en olumsuz 5 kafaya takma maddesi üzerinde çalışmak ve bunları azaltmak olmalı. Bu 5 madde içerisinde en kolay bırakabileceğimiz hangisi ise ondan başlayalım ve bunu kafamıza takmaktan vazgeçelim.

Bunun için de kendimize önce şunları soralım:

Bunca zaman bunu kafaya takmakla NE kazandım? Bunu kafama takmanın bana NE faydası var? Bunu kafama takmaktan NASIL vazgeçebilirim? Bunu kafama takmak yerine NELER yapabilirim (yerine neler koyabilirim)?

Gördüğünüz gibi soru kalıpları bu konuda başarılı olabilmek için çok önemli.

“Niçin? Neden? Niye?” kalıpları ile kendinize soru sormayı bırakın. “Niçin bunu kafama takıyorum? Neden bunu kafamdan atamıyorum? Niye kafaya takmaktan kurtulamıyorum?” şeklindeki soru kalıpları ile olumlu sonuçlar elde edemezsiniz. Bunların yerine NE, NASIL, NELER, BAŞKA kalıplarını koyar ve sorularınızı değiştirirseniz kafanıza taktığınız pek çok olumsuzluktan kurtulabilirsiniz.

Anlaşıldığı üzere “Kafaya takmak” kavramı herhangi bir konuya, sonuca, gelişmeye, duruma OLUMSUZ yaklaşmanın ve bunlardan negatif etkilenmenin ifadesidir. Bunu olumluya dönüştürmeyi ve hayatınızda pozitif yaklaşımların olmasını istiyorsanız konsantre olmanız gereken kavram “ODAKLANMAK” olmalıdır. Odaklanmak; bulunduğunuz yerden gitmek istediğiniz yere, sizi mutlu etmeyen noktadan daha mutlu ve huzurlu olabileceğiniz bir hedefe ulaşabilmenin sihirli kelimesidir.

Şimdi gelin bu sefer de daha huzurlu ve mutlu olabilmek adına nelere odaklanabileceğimizi 2 Sütun Tekniği ile yazalım. Memnun olmadığımız bulunduğumuz noktadan, daha tatmin olmuş ve daha mutlu hissedeceğimiz noktaya nasıl gidebiliriz? Ne yaparsak bu bizi daha mutlu eder? Huzurlu olabilmek için neler yapabiliriz? Kafaya takmaktan kurtulup kendimize ve potansiyelimize odaklanmak adına başka neler yapabiliriz?

Özbenliğinize, özsaygınıza, özkaynaklarınıza, özgüveninize, potansiyelinize; sevgiye, iyiliğe, huzur ve mutluluğa ODAKLANIRSANIZ eyleme geçer, olumlu adımlar atar ve hedefinize doğru yol alırsınız.

Kafaya takarsanız mutsuz olur ve yolda kalırsınız…

Konuyla ilgili videomuz:

Etiketler: Blog

Osman GÜZELGÖZ

Uluslararası (ICF) Onaylı; Yaşam Koçluğu, Eğitim ve Öğrenci Koçluğu, Aile ve İlişki Koçluğu, Yönetici Koçluğu sertifika programlarını tamamladı. Halen bu alanlarda Profesyonel Koçluk yapmaya; konferans, seminer ve eğitim vermeye devam ediyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir