Başlığa bakarak evlilik karşıtı bir duruşumuzun olduğunu düşünmeyin sakın! Konu ile ilgili videomuzu dikkatlice izleyip bu yazımızı hassasiyetle okursanız daha huzurlu, mutlu ve başarılı bir evlilik için konuştuğumuzu ve yazdığımızı hemen anlayacaksınız zaten. Bu yazımızı okumadan önce, yazımızın altına koyduğumuz linkten, yeni videomuzu izlemenizi özellikle öneriyorum.

Buyurun o zaman:

İlk insandan bu yana bütün toplumlar için her zaman en önemli kavramlardan birisi AİLE olmuştur. Resmi olarak aile olabilmek için de EVLENMEK gerekir. Her toplumun, ırkın, inancın, ülkenin evlenme ritüelleri farklı farklı olsa da sonuçta temel amaç buluşmak, birleşmek, bütünleşmek ve çoğalmak yani AİLE olabilmektir…

Peki, tüm insanlık için bu kadar önemli olan bu sosyal yapı ve kurumsal işleyiş neden sık sık sorunlar yaşamakta; eşler arasında çeşitli anlaşmazlıklar, çatışmalar sonra da uyuşmazlıklar meydana gelmektedir? Her detayı ile ciddiye alınması ve yapısal özelliklerinin iyice hazmedilmesi gereken bu olayın gelişme süreçleri aceleye mi getirilmektedir acaba?

Evet… Konu tam da budur!

Yıllarca sürecek ve pek çok gelişmeyi içinde barındıracak Aile Birliği’nin ilk ve en önemli yapı taşı olan EVLİLİK biraz aceleye getirilmekte; gerekli içselleştirme (hazmetme) süreci yaşanmadan karar verilmekte ve hızlıca uygulamaya geçilmektedir. Eve alınacak herhangi bir mobilya, elektronik cihaz veya ihtiyaç malzemesi için dahi kapsamlı araştırmalar yapıp eşe dosta sorduktan sonra harekete geçilirken EVLİLİK için bundan çok daha fazlasının gerektiği nedense unutuluveriyor. “Kavun değil ki bu koklayıp alalım!” diyenleriniz var sanki… Abartmayın lütfen! Koklamasını bilirseniz, kokularını tanırsanız, bakmanız gereken detaylarına bakarsanız daha az yanılırsınız diyorum ben.

Evlenmeden önce bilmemiz, anlamamız, öğrenmemiz ve buna göre kararımızı şekillendirmemiz gereken ilk ve öncelikli kavram Kimliklerimiz olmalıdır. Evliliğin eşiğindeki iki kişinin birbiri ile diyalog kurarken ilk kimlikleri “erkek” ve “kadın” kimlikleridir. “Sevgili” olabilirler ve ardından da “Eş Adayı” kimlikleri belirginleşir. Sadece bu kadar mıdır peki evliliğin eşiğindeki bu kişilerin kimlikleri? Değil tabii; evlat, kardeş, abi, abla, torun, yeğen, kuzen, teyze, dayı, amca, hala gibi pek çok kimliği vardır bu insanların. İşi yoksa işsiz, varsa çalışan; çalıştığı alana göre yönetici, memur, esnaf…; çevresi itibariyle de dost ve arkadaşlık kimlikleri de cabası…

Hani eskiler “Komşuluk, yolculuk ve alışveriş yapmadan bir kişi hakkında hüküm vermeyin. Çünkü bunları yapmadan onu gerçekten tanımış olamazsınız…” demişler ya bize. Peki, siz evlenmeyi düşündüğünüz kişi ile ne kadar komşuluk yaptınız? Onun farklı kimliklerinin detaylarını öğrenecek kadar yolculuk yaptınız mı kendisi ile? Ya alışveriş? Cimri mi, cömert mi, müsrif mi? Sıkı pazarlıkçı mı? Bir hizmeti satın alırken hizmeti vereni de satın almaya çalışıyor mu? “Siz benim kim olduğumu biliyor musunuz!” tavırları var mı? İnsanlara bakış açısını görebileceğiniz ortamlarda bulundunuz mu? Kadın veya Erkek baskın kimliklerinin sonuçları ile karşılaştınız mı yeteri kadar?

Bunları düşündünüz diyelim. Bitti mi düşüneceğiniz şeyler? Hayır. Henüz evlenmeden ebeveynler de devreye girecek biliyorsunuz. Daha sonra da dedeler, nineler, halalar, teyzeler, amcalar, ablalar, abiler; hele hele “kaynana” ve görümceler J… Evlendikten sonra ise alışageldiği kimliklerini eşine karşı sürdürme ihtimali olacak çiftlerin. Mesela eşine “Yönetici” kimliği ile davranabilecek birinin hayatınıza girmesini ister miydiniz? Mesela “öğretmen” kimliğini okulda bırakmayıp evde de size sürekli öğretmenlik yapmaya çalışan birisi ile evlenmiş olmak nasıl bir şey olurdu? Ya da ast ve üst kimliklerini sık sık birbirine karıştıran ve bunu evde de yaşayıp yaşatan birisi ile evlilik ne kadar tahammül edilebilir olur sizce? Kaynana ve Görümce kimliklerinin çeşitli komplikasyonlarından bahsetmiyorum bile!

Daha saymamı ister misiniz? Yoksa tamam tamam anladık, durum vahim demeye başladınız mı? Yok yok, sizi korkutmak veya caydırmak gibi bir niyetim yok, inanın! Sadece daha sonra karşılaştığınızda şaşakalmayın, ne yapacağınızı kestirebilin diye önceden her şeyi bilin diyorum. Az daha sakin olun ve düşünün diyorum. Evlilik, hayatımızın en önemli kurumu ve yapısı diyorum. Aceleye getirmeyin diyorum. Koklanacak detaylarını bulup koklayın diyorum. Evleneceğiniz kişinin çocukluğundan itibaren yaşadıklarını, bilinçaltı kalıplarını, bunların etkisindeki kimliklerini iyice tanımaya ve anlamaya çalışın diyorum…

Burada bilmemiz gereken en önemli hususlar şunlardır:

  • Kişiliğimizi oluşturan en temel unsurlar kimliklerimizdir.
  • Kişiliğimiz kendisini oluşturan kimliklerin öne çıkması ile çeşitli davranışlar sergiler.
  • Bazı kimlikler farklı durumlara, etkilere ve gelişmelere göre ortaya çıkarlar. Hangi kimliğimizin nerede, ne zaman baskın olduğu ve öne çıktığı, bilinçaltı kalıplarımız ile ilgilidir.
  • “Nerede nasıl davranması gerektiğini bilmiyor!” dediğimiz insanların yadırgadığımız o hareketlerini “hangi kimliği” ile yaptığını anlamaya çalışırsak olayı çözebiliriz.
  • Evleneceğiniz kişiyi size hoş gelen tek bir kimliği ile anlayamazsınız. Yaşamınız boyunca karşılaşacağınız farklı kimliklerinin tezahürlerini, belirtilerini, işaretlerini yakalamaya ve anlamaya çalışmalısınız.

Bunları yapabilmek çok zor değil. Evlenmeden önce tekli değil çoklu kimlik tanışma ve buluşmaları için ortam ve imkân hazırlayın. Eş adayınızın hangi kimliğinin ne zaman ve nasıl öne çıktığını, bunun sonuçlarının neler olduğunu görmeye çalışın. Kendi kimliklerinizin özelliklerini, baskın durumlarını, sonuçlarını ve bunun muhatabınız olan insanda nasıl bir etki bırakacağını da gözden geçirin. Kendisi ile yüzleşmeyenler başkalarının eksiği, yanlışı, olumsuzluğu ile uğraşır; hayatı hem kendisine hem de en yakınından başlayarak bütün çevresine zehir edebilir, unutmayın. Bunları hem kendinizle hem de müstakbel eşinizle konuşun. Objektif olun.

Mükemmel olmasa bile ideale yakın bir evlilik yapmanız mümkün elbette. Bu, kadın ve erkek olarak bütün bir evlilik süresince ortaya çıkabilecek kimlikler ve bu kimliklerin belirtileri üzerinde gerektiği kadar durmak ve kararınızı buna göre vermekle olur.

Bunlar dışında ne diyebilirim ki, karar sizin elbette…

Bize sağlık, huzur ve mutluluk içerisinde güzel bir evlilik yaşamanızı dilemek düşer…

Konuyla ilgili videomuz:

Etiketler: Blog

Osman GÜZELGÖZ

Uluslararası (ICF) Onaylı; Yaşam Koçluğu, Eğitim ve Öğrenci Koçluğu, Aile ve İlişki Koçluğu, Yönetici Koçluğu sertifika programlarını tamamladı. Halen bu alanlarda Profesyonel Koçluk yapmaya; konferans, seminer ve eğitim vermeye devam ediyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir